Eski Fiat Fabrikası Lingotto'nun Çatısındaki Pisti Gördünüz Mü?

Otomobil fabrikası denilince pek çoğumuzun aklına montaj hatları ve karmaşık endüstriyel alanlar geliyor. Ancak dünyada öyle bir örnek var ki otomobil üretimini sanatsal bir mimariyle bir araya getirerek etkileyici ve ilginç bir manzara oluşturuyor. Lingotto eski Fiat fabrikası, çatısında yer alan devasa deneme pistiyle halen daha otomobil tutkunlarının hayranlığını kazanmaya devam eden modern bir şaheser. Peki Lingotti Fiat fabrikası nerede biliyor musunuz? Günümüzde de aktif bir şekilde kullanılan bu efsane yapıyı birlikte inceleyelim.


Fütürist Yapıların ilk Örneği: Fiat Lingotto Fabrikası

Dönemin Fiat CEO’su Giovanni Agnelli, Detroit’teki Ford fabrikasını ziyaret ettikten sonra ilham dolu fikirler üretmişti. Agnelli, şirketin üretim kapasitesini artırmak amacıyla yenilikçi ve özgün bir mimari tasarıma ve modern tekniklere ihtiyaç duyulduğunu düşünüyordu. Agnelli'nin kafasında yanan ampüller sayesinde, günümüzde fütüristik yapıların ilk örneği olarak kabul edilen ve şehir planlamacılarına da ilham olan Lingotto Fiat fabrikası ortaya çıktı. İşte bu sebeple İtalya’nın Torino kentindeki Lingotto bölgesi, 1926 yılından bu yana dünyanın en ikonik yapılarından birine ev sahipliği yapıyor.

İtalyan mimar Giacomo Mattè-Trucco’nun imzasını taşıyan tasarım, 7 yıllık inşa sürecinin ardından 1926 yılında tamamlandı. Fabrika ayrıca ağırlıklı olarak betonarme temelli inşa edilen ilk binalardan olma özelliği de taşıyor.

Fiat araba fabrikası, 5 enine gövdeyle birbirine bağlanan, 507 metre uzunluğunda ve 24 metre genişliğinde 2 ana gövdeden ve her iki uçta yer alan birer rampadan oluşuyor. Binanın en ikonik bölümünü ise çatıdaki parabolik virajlarla birleştirilen 443 metrelik araba pisti oluşturuyor. Bu ilginç tasarım konsepti, aslında hızlı üretim tekniklerini benimseyen bir fikre dayanıyor. Binanın içinde yer alan montaj alanları, salyangoz şeklindeki tasarım sayesinde araçların aşama aşama monte edilerek en sonunda çatıdaki piste ulaşmasını sağlıyor. Her ne kadar araba yarış pisti gibi görünse de fabrika çatısındaki pist, Fiat araçlarının sürüş testleri için kullanılıyordu. Ürettiğiniz araçları hemen fabrikanızın çatısında test etmek, ne lüks! Binayı çevreleyen çift taraflı rampalar, araçların tekrar aşağı indirilmesini de son derece kolay bir hale getiriyordu. Yenilikçi fikirlerle tasarlanan fabrikada, kurulduğu yıllarda 12.500 kadar işçinin çalıştığı biliniyor. Bu rakam, Lingotto fabrikasını Avrupa’da dönemin en gelişmiş fabrikası haline getiriyor.

Geçmişten Günümüze Fiat Lingotto Fabrikası

Fabrika, resmi olarak 1926 yılında Kral 3. Vittorio Emanuele’nin huzurunda açıldıktan sonra, kapatıldığı 1982 yılına kadar 80 araç ve 35 motor modelinin yanı sıra farklı bileşenlerin ve ev aletlerinin üretimini gerçekleştirdi. Torino şehri ve marka için bir sembol haline gelen fabrika, 70’li yılların sonunda artık eskimeye nedeniyle 1982 yılında kapatılmasına karar verildi.

Merak etmeyin, modern zaman efsanesi haline gelen bu yapının hikayesi burada sona ermiyor. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran kapanma kararı sonrasında yönetim, binanın tekrar kullanılması için mimari bir yarışma düzenleniyor. Yetenekli mimar Renzo Piano, fabrikayı çok yönlü bir kamusal alana dönüştürecek projesiyle yarışması kazanıyor; ve konser salonları, sergi alanları, tiyatro, kongre merkezi ve alışveriş merkezi ve otel gibi bölümlerle donatılan fabrika modern bir kompleks haline geliyor.

Ayrıca binanın geçmişine saygı duruşu niteliği taşıyan bir kararla fabrikanın doğu kısmı, Torino Politeknik Üniversitesi'nin Otomotiv Mühendisliği fakültesinin merkezi haline getirildi. Lingotto otomobil fabrikasının tarihi dokusu ve ikonik pisti, günümüzde korunmaya devam ediyor.

Mimar Le Corbusier tarafından; “Endüstrideki en etkileyici manzaralardan biri.” ve “Şehir planlaması için bir kılavuz.” gibi haklı övgülerle karşılanan fabrika, Torino sakinlerinin ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçilerin severek zaman geçirdiği hayranlık uyandıran bir mekan olmayı sürdürüyor. Fiat’ın emektar fabrikası, bizlere otomobil ve sanat tutkusunun bir araya geldiğinde görkemli sonuçlar elde edilebileceğini açıkça gösteriyor.