İlk Elektrikli Arabaların Resimlerle Hikayesi

Elektrikli araba denilince pek çoğumuzun aklına şüphesiz ki son teknolojiye sahip, konforun ve yapay zekanın ön plana çıktığı etkileyici örnekler geliyor. Çevreci ve hesaplı bir ulaşım tercihi olarak kabul gören bu araçların tarihi ise sanılanın aksine çok daha eskiye, 19. yüzyılın başlarına dek uzanıyor. Daha önce “Elektrikli araba nasıl çalışır?” adlı içeriğimizde bu etkileyici araçların çalışma prensiplerini ve türlerini incelemiştik. Bu kez, rarehistoricalphotos.com sitesinde yer alan nadir fotoğraflarla ilk elektrikli arabaların etkileyici öyküsünü keşfe çıkıyoruz.


Elektrikli Araçların Ortaya Çıkışı ve Evrimi

1800’lü yılların ortalarında dünya, ilk elektrikli araç prototiplerinin ortaya çıkışına şahit oldu. Macar rahip ve fizikçi Anyos Jedlik’in 1828, İskoç mucit Robert Anderson’un 1832-1839 yılları arasında ürettiği ilkel elektrikli araç prototipleri, türünün ilk örnekleridir. Ancak her iki mucidin de ürettiği araçlar; şarj edilemeyen tek kullanımlık bataryalara, oldukça düşük bir hıza ve menzile sahipti. Bu sebeple elektrikli araçların devri, etkili bir güç kaynağının ortaya çıktığı 1859 yılına kadar beklemek zorunda kalacaktı.


Fransız fizikçi Gaston Planté tarafından 1859 yılında icat edilen kurşun-asit batarya, şarj edilebilir özelliği ve yüksek kapasitesi sayesinde elektrikli araçların gelişimini hızlandırdı. Gustave Trouvé imzası taşıyan “Tricycle” türündeki araç, dünyanın ilk insan taşıyan elektrikli aracı olma ünvanı kazandı. Basit bir güç kaynağına ve üç tekerleğe sahip olan bu tek kişilik elektrikli araba, bildiğimiz elektrikli araçların ilk örneklerindendi. Trouvé, aracı 1881 Nisan ayında Paris caddelerinde başarıyla test etti. Fransız mucit, bu başarılı test sürüşünün ardından patent alamasa da Rue Valois boyunca gerçekleştirilen bu sürüş, elektrikli araçların ilerleyen süreçte rağbet gören bir şehir içi ulaşım yöntemi olmasını sağladı.

“Gustave Trouvé tarafından gerçekleştirilen test sürüşünü gösteren bir illüstrasyon.”


1888 yılına gelindiğinde daha da gelişen elektrikli otomobil teknolojisi, bilinen ilk gerçek dört tekerlekli elektrikli arabanın tanıtılmasını sağladı. Alman mühendis Andreas Flocken’in Flocken Electrowagen’i 400 kilogram ağırlığa sahipti ve saatte maksimum 15 kilometre hız yapabilen elektrikli motoru sadece bir beygir gücündeydi.


Elektrikli araçlar, daha da ilerleyen yıllarda büyük bir gelişme göstererek farklı hız rekorlarının elde edilmesini sağladı. Bu rekorlardan tarihe geçen en büyük örneklerden biri Camille Jenatzy tarafından 28 Nisan 1899’da elde edilen 105,88 km/s’lik hız rekoruydu. Jenatzy, roket şeklindeki dört tekerlekli elektrikli aracı “La Jamais Contente” sayesinde dünyanın en hızlı elektrikli arabası ünvanına sahip olmayı başardı. Aracın adının “Asla tatmin olmayan” anlamına gelmesi de ilginç bir ayrıntıydı.

“Camille Jenatzy ve hız rekorunu kıran La Jamais Contente (1899)”


20. yüzyılın başlarına gelindiğinde elektrikli araçlar, Avrupa sokaklarında yaygın olarak kullanılmaktaydı. Sokakları temizlemek, toplu ulaşım ve madencilik gibi görevler için tercih edilen elektrikli motor ve araçlar, fosil yakıt tüketen motorlu araçların sebep olduğu koku ve yüksek gürültü gibi dezavantajlara sahip değillerdi. Üstelik 1900’lü yıllarda elektriğin giderek yaygınlaşması da bu araçların kullanımını büyük ölçüde artırmaktaydı. Bu dönemlerde elektrikli araçların şarj edilebilmesi için farklı istasyonlar da inşa edildi.

“1909 tarihli araç şarj istasyonu.”


“1907 yılında Berlin sokaklarını temizleyen elektrikli bir araç.”


Elektrikli Araçların Amerika’da Kullanımı

Avrupa, elektrikli araçların üretimini 15 yıl kadar uzun bir süredir gerçekleştirmesine rağmen Amerika, bu harika araçlarla 19. yüzyılın sonlarında tanıştı. William Morrison tarafından 1890-91 yılları arasında tasarlanan ve saatte 23 kilometre hıza ulaşabilen 6 yolcu kapasiteli elektrikli vagon, kıtadaki ilk örneklerdendi. Ancak elektrikli araçların Amerika’da yaygınlaşmasını 1895 yılında otomobil tasarımcısı Andrew Lawrence Riker sağladı. Çok geçmeden kıta çapında rağbet gören elektrikli araçlar, çeşitli pazarlama kampanyalarıyla halka arz edildi.

“1910 tarihli Amerikan elektrikli araç ilanı”


Ünlü Amerikan mucit Thomas Edison tarafından da ilgiyle karşılanan elektrikli araçlar, Edison şirketinin bu alanda yatırımlar gerçekleştirmesine neden oldu.

“Edison elektrikli bir araçla birlikte poz veriyor. (1913)”


20. yüzyılın ilk çeyreğinde, elektrikli araç taşımacılığı altın dönemlerini yaşadı. Avrupa ve Amerika’da elektrikli araç taksilerin kullanımı oldukça yaygındı. İlk otomobil modellerinden bu yana hızla gerçekleşen bu değişim, tekerlek ve koltuk sayıları değişkenlik gösteren pek çok seri üretim aracın üretimine ön ayak oldu. Şarj istasyonları da artık daha yaygındı ve insanlar elektrikli araçlarını kolayca şarj edebiliyordu.

“1906 yılında üretilen Columbia Mark 68 Victoria ve şarj istasyonu”


19. ve 20. yüzyıllarda büyük rağbet gören elektrikli araçlar, ne yazık ki ilerleyen süreçte içten yanmalı motora sahip araçlarla olan mücadelelerini kaybetti. Elektrikli araba çalışma prensibi, yüksek hız değerlerine ulaşmayı zorlaştırmaktaydı. en azından o yıllarda. Ayrıca bu araçların yalnızca kısa mesafelerde kullanılabiliyor olması, üretimlerinin giderek azalmasına ve yerlerini benzinli araçlara bırakmasına sebep oldu. İlk araba modelinden günümüze kadar olan süreçte elektrikli araçların üretimi tamamen sonlanmadı. Bu sayede giderek gelişen elektrikli araba teknolojileri günümüzde çok daha uzak mesafeleri, yüksek hızları ve otonom sürüş gibi etkileyici özellikleri kullanıcılara sunar hale geldi. Elektrikli arabaların geçmişi oldukça ilginç. Peki sizce, gelecekte bizi araç teknolojileri hakkında hangi sürprizler bekliyor?