Lüks Araba Amblemleri Arkasındaki Hikayeler

Paris otel odasındaki duvar kağıdı deseni ünlü Chevrolet Bowtie amblemine ilham vermiş olabilir mi? Mavi ve beyaz renkleriyle BMW logosu gerçekten bir pervaneyi ve gökyüzünü mü simgeliyor? Peki ya Porsche logosu ilk olarak New York’ta bir restoranında peçetesine mi çizildi? Otomobil logoları dünyasında, gerçekler kurgudan daha garip olabilir – ancak markanın kurumsal kimliğini süsleyecek iyi bir hikaye için çok yol kat etmek gerekir.


Ferrari'nin şahlanan atından Cadillac'ın ışıltılı armasına kadar otomobil logoları, direksiyon simidi göbeklerinden dev reklam panolarına ve hatta şirket yöneticilerinin kostümlerindeki yaka iğnelerine kadar her yeri süslüyor ve böylesi bir esneklik, etkili ve güçlü bir logo için gerekli tasarım öğelerinden biridir. Zira, bir logo tasarladığınızda, ideal olarak onlarca yıl dayanması gerekir. Bunun içinse estetik bir altın oranı yakalamak şart.


Amerikan klasiklerinden Avrupa egzotiklerine kadar her lüks otomobilin mirasına ve markanın vizyonuna işaret eden estetik oranı yakalamayı başarmış bir logosu vardır. Öyle ki bazılarının kökleri bir asırdan daha eskiye uzanıyor ve bir Dan Brown romanını doldurmaya yetecek kadar sembolizm ve entrika içeriyor.


Bugün, en iyi araba amblemlerinden bazılarını ve oluşumlarının ilginç hikayelerini incelemeye başlıyoruz. Serimizin ilk ayağı için buyurun okumaya...


Rolls Royce


Trajedi, İngiliz lüks otomobil markasının ünlü iç içe geçmiş çift R logosunu çevreleyen popüler bir efsanede baş rol oynuyor. Şirketin kurucuları Sir Henry Royce ve Charles Stewart Rolls, soyadlarının baş harflerini birleştiren amblem için başlangıçta kırmızı rengi kullandılar. Efsaneye göre, 1933'te Sir Henry Royce'un ölümünden sonra renk kırmızıdan siyaha, bir saygı işareti olarak değiştirildi. Gerçekte ise, siyah harflerin arabaları çok daha prestijli gösterdiği düşünülmüştü. Renk değişiminin zamanlaması tamamen şanstı.

Rolls Royce'un ikinci ikonik amblemi Spirit of Ecstasy, benzer şekilde trajik ama bu sefer tamamen gerçek bir hikaye ile bağlantılı. 1911'de Charles Sykes tarafından tasarlanan amblemin modeli, Charles Stewart Rolls'un yakın arkadaşı John Scott Montagu'nun kişisel sekreteri Bayan Eleanor Thornton'du. 1915'te Bayan Thornton, Hindistan'a seyahati sırasında denizde öldü. Fakat onun tasviri, yıllardır bu lüks arabaları süslemekte.


Ferrari

Tüm zamanların en iyi bilinen amblemlerinden biri olan ‘şahlanan at’, aslında ilk olarak Birinci Dünya Savaşı'nın havacı kahramanı Francesco Baracca'nın uçaklarında görülmüştü.

1923'te kurucu Enzo Ferrari, bir yarış sonrası Francesco'nun ailesiyle tanıştı ve onlardan Francesco'nun uçtuğu her savaş uçağına şans ve başarı getirmesi için şaha kalkmış bir at resmi çizme alışkanlığı olduğunu öğrendi. Enzo bu hikayeden çok etkilendi, hatta benimsedi. Öyle ki bunu tüm zamanların en iyi, en çok tanınan arabalarından biri olacak markasının logosu haline getirecekti. Ferrari yarış takımını 1929'da kurdu ve at amblemini korudu. Tabi kendisinden ufak bir dokunuş ekleyerek. Enzo Ferrari'nin memleketi Modena’nın resmi rengi sarıydı. Haliyle bu at da sarılar içinde şaha kalkacaktı.


BMW


Gelelim BMW’nin pazarlama harikası logo hikayesine… Kulaktan kulağa aktarılan söylentilerin aksine markanın logosundaki mavi ve beyaz, Bavyera Motor Works’ün 20. yüzyılın başlarında uçak motorları yapımındaki köklerine bir selam olarak, uçak pervanesi ve gökyüzüne işaret etmiyor. Gerçek hikaye daha az heyecan verici - mavi ve beyaz sadece Bavyera bayrağına bir övgü. Ancak pek tabi, bu hikayenin yayılmasının bir neden var.


BMW sözcüsü Tom Plucinsky, 2010 yılında The New York Times'a verdiği demeçte, bu efsanenin 1929 tarihli bir dergi reklamıyla ortaya çıktığını anlatıyor. Reklamda bir uçağın döner pervanesi içerisinde BMW logosu gözükmekte. Reklam aslında, BMW’nin Pratt & Whitney ruhsatıyla ürettiği yeni uçak motoru için bir tanıtım. Ancak pervane yorumu beğenildiği için kimse sesini çıkarmıyor. Öyle ki takvimler 1942’yi gösterdiğinde, BMW de pervane fikrini kendi şirket logosu ile ilişkilendirmek için pazarlama çalışmalarına başlıyor. Kendilerine ait Flugmotoren-Nachrichten (Uçak Motoru Haberleri) isimli bir mecrada amblemin dönen beyaz uçak pervanesinin gökyüzünün mavisiyle buluşmasını ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Makaleye döner pervanenin üzerine yerleştirilmiş bir BMW yazısı da eşlik edince Bavyera renkleri unutuluveriyor.


Alfa Romeo

Lüks amblemleri arasında tarihin en eski (1910 doğumlu), kesinlikle en ilgi çekici ve biraz da korkutucu olanı Alfa Romeo logosu, Orta Çağ Hıristiyan ve İtalyan mirasının bir karışımı. Logonun bir tarafında markanın kurulduğu Milano'yu temsil eden haçlı bayrağı vardır. Diğer yarısında ise, Milano'yu 13. ve 15. yüzyıllar arasında yöneten İtalya’nın belki de en köklü ailelerinden bir tanesi olan Visconti Ailesi’nin sembolü yer alır. Visconti Ailesi’nin sembolü olan bu çocuk yiyen yılan sembolü bu köklü ailenin Haçlı Seferleri sırasında kullandığı amblemin ta kendisidir. Bu köklü araba markasıyla ilgili ufak bir bilgi daha verelim; Ferrari’nin kurucusu Enzo Ferrari, Alfa Romeo’dan yetişmiş başarılı bir yarış pilotuydu.